Genel Gündem
Dünyanın huzuru yerindeymiş gibi, Trump’ın yeni hayali olan Grönland meselesiyle bağlantılı taze vergi haberini sizinle paylaşmak isterim; gözü karartan ABD Başkanı için Fransa’nın başını çektiği AB ve Birleşik Krallıktan beklenmedik bir hamle geldi ve Grönland’a asker gönderildi (sayıları merak edenler için oldukça sembolik olduğunu söylemek mümkün; Fransa 15, Almanya 13, İsviçre 3, Norveç 2, Finlandiya 2, Britanya 1, Hollanda 1 asker göndermiş) Trump’ın “sahiplendiği” Grönland’a yönelik bu hamleler “küresel güvenlik ve gezegenin geleceği açısından riskli” bir tablo yaratıyormuş ve bu nedenle ABD sert ve hızlı önlemler almak zorundaymış; bunun neticesinde Trump, 1 Şubat 2026 itibarıyla adı geçen ülkelerden ABD’ye gönderilen tüm ürünlere %10 gümrük vergisi uyguladı. 1 Haziran 2026’da ise bu oran %25’e çıkarılacak. Trump, söz konusu verginin Grönland’ın “tamamen ve bütünüyle satın alınmasına” yönelik bir anlaşmaya varılana kadar yürürlükte kalacağını duyurdu. Tabii bundan yarın sabah caymazsa.
Ek Bilgi: Vergi hamlesinin ardından bahse konu ülke başkanları ve temsilcileri peş peşe açıklamalar yaptı. Bakalım git gide Çin’e yakınlaşan AB için bu işin sonu nereye gidecek.
OpenAI, geçen ay Hindistan’da aktif ettiği düşük maliyetli abonelik katmanı ChatGPT Go’yu artık ChatGPT’nin erişilebilir olduğu tüm ülkelerde kullanıma açtığını duyurdu. ABD fiyatı 8 dolar/ay olarak belirlenen yeni Go paket, ücretsiz sürüme kıyasla 10 kat daha fazla mesaj, dosya yükleme ve görsel üretim hakkı verirken, GPT-5.2 Instant ile “sınırsız sohbet” vaadiyle öne çıkarılıyor. Aynı duyuruda küresel abonelik yapısının Go (8 dolar), Plus (20 dolar), Pro (200 dolar) şeklinde üçe ayrılacağı netleşmiş. Plus’ın daha yüksek limitler ve daha gelişmiş modeller, Pro’nun ise en üst seviye erişim ve maksimum kapasite için konumlandığı aktarılmış. E-Ticaret satıcıları için dananın kuyruğunun koptuğu yere gelince; OpenAI, ABD’deki Free ve Go kullanıcıları için “yakında” reklam testleri başlatmayı planladığını belirtmiş.
eBay, Almanya’daki satıcılar için sınır ötesi satışın en sancılı başlıklarından olan gümrük sürecini sadeleştiren yeni bir adım attı. Platform, Orange Connex iş birliğiyle eBay SpeedPAK hizmetini Almanya’da devreye aldığını duyurdu. Bu modelde satışı yapılan ürünler gümrükten geçmeden önce vergi ve ithalat bedelleri satış anında platform üzerinden tahsil ediliyor. SpeedPAK hamlesi, özellikle Avrupa’daki gümrük kurallarının sertleştiği bir dönemde, Alman satıcıların global pazarlara daha rahat açılmasını hedefliyormuş.
Ek Bilgi: Satıcılar, ürünlerini listelerken bu hizmeti bir kargo seçeneği olarak belirleyebilir ve ilgili kargo etiketlerini eBay üzerinden satın alabilirler. Satıcılar Mart ayı sonuna kadar kayıt olurlarsa, SpeedPAK etiketlerinde %10 indirimden yararlanabilecekmiş. Ayrıca EcommerceNews haberine göre eBay, Almanya pazarında son iki yılın ardından 2024’te yeniden büyüme yakalayarak gelirini 1 milyon dolar artırmış ve 972 milyon dolarlık gelire ulaşmış.
Ticaret Bakanlığı, 1 Şubat’ta yürürlüğe girecek Basitleştirilmiş Gümrük Sistemi (BGM) değişikliği daha hayata geçmeden, bazı ürünlerde görülen sert fiyat artışlarının radarlarına girdiğini, ilave denetim ve yaptırımların uygulamaya alındığını duyurdu (Türkiye’nin gündemine oturan değişikliğin tarihi 6-7 Şubat konuşuluyordu, duyuruda 1 Şubat denilmiş. Zira resmi gazeteye göre 30 gün sonrası 7 şubata denk geliyor) Adı anılamıyor olsa da, Temu başta olmak üzere Çin odaklı e-ithalat düzenlemesi sonrası, sosyal medyada da gündem olan paylaşımlar için Bakanlığa ulaşan şikayetler üzerine, pazaryerlerinde satılan ürünler mercek altına alınmış ve süreçte pazaryerlerinden de bilgi talep edilmiş. Ticaret bakanlığı, İnceleme sürecinde elde edilecek denetim sonuçlarının Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunda görüşülmesi neticesinde; fahiş fiyat artışı yaptığı değerlendirilen satıcılara aykırılık başına 1.806.177 TL’ye kadar idari para cezası uygulanmasına karar verileceğini paylaşmış.
Platformlar, bu denetimlerin yoğunlaştığı dönemler başta olmak üzere ara ara satıcılara Ticaret Bakanlığı yaptırımlarıyla ilgili duyurular yapıyor.
Uluslararası Posta Birliği’nin (IPC) 2025 tarihli araştırmasına göre, aşağıdaki tabloda göreceğiniz üzere; sınır ötesi e-ticarette dengeler hızlı biçimde değişmiş. Tüketicilerin %24’ü, son sınır ötesi alışverişini Temu üzerinden yapmış. Bu oran, Amazon ile aynı seviyeye gelmiş durumda. Anlayacağınız Temu, sadece birkaç yıl içinde küresel çapta Amazon’la aynı masaya oturmuş. Tablonun en dikkat çekici yanı hız. 2022’de neredeyse yok hükmünde olan Temu, sadece üç yıl içinde %1 paydan %24’e çıkmış. Aynı araştırmada Shein %9 payla yerini korurken, AliExpress %8’e gerilemiş. eBay %5’te kalmış, Avrupa’dan ilk ciddi oyuncu ise %3 ile Zalando olmuş. Rapordaki diğer bir diğer kritik detay da coğrafya. Avrupa’daki 30 ülkenin 26’sında sınır ötesi alışverişin bir numaralı adresi Çin. Yani mesele sadece Temu’nun büyümesi değil; Çin merkezli tedarik ve fiyat avantajının, küresel e-ticarette standart haline gelmesi.

Uber Eats’in Trendyol Go’yu satın almasının ardından beklenen yönetim hamlelerinden biri geldi. Trendyol Go Eş CEO’su Merve Başcı, Uber Eats’in Birleşik Krallık operasyonlarının başına getirildi. Başcı, yeni görevinde Uber Eats’in İngiltere’deki teslimat operasyonlarını, restoran iş ortaklarıyla ilişkilerini, kullanıcı deneyimini ve kurye süreçlerini yönetecek. Türkiye’de hızla ölçeklenen teslimat modelinde edinilen operasyonel deneyimin, İngiltere pazarında da doğrudan karşılık bulması hedefleniyormuş. Uber, Türkiye operasyonlarının Ege Atikkan liderliğinde devam edeceğini açıklarken, İstanbul’daki Tech Hub’ın Uber’in küresel teslimat ve mobilite ürünleri için stratejik rolünü koruduğunu da özellikle vurguluyor.
Amazon, satıcıları yakından ilgilendiren bir iade politikasını daha geri çekti. Şirket, 8 Şubat 2026 itibarıyla ABD’deki tüm satıcılar için, ürün değerinden bağımsız olarak Amazon Prepaid Return Label (APRL) (Amazon tarafından oluşturulan ön ödemeli iade etiketi) kullanımını zorunlu hale getiriyor. Böylece bugüne kadar yüksek tutarlı ürünler için geçerli olan istisna tamamen ortadan kalkmış oluyor. Amazon, bu adımı “daha tutarlı iade deneyimi” ve “daha hızlı geri ödeme” gerekçesiyle savunsa da, satıcı tarafında durum biraz farklı görünüyor. Özellikle pahalı ve hassas ürün satan satıcılar, alıcıyla doğrudan iletişim kurma imkanının fiilen ortadan kalkmasının iade oranlarını artıracağını düşünüyor. Satıcıların verdiği örnekler oldukça tanıdık, ürünün arızalı sanılıp iade edilmesi, oysa sorunun basit bir kullanım detayıyla çözülebilecek olması. Mobilya ve yüksek bedelli ürün satanlar ise asıl riskin iadede yaşanacak hasarlar olduğunu söylüyor. Satıcılara göre yeni düzende “ürün nasıl geri gönderilmeli” anlatma şansının kalmaması, maliyeti doğrudan satıcının sırtına yüklüyormuş.
Ek Bilgi: Bazı satıcılar, kar marjlarını koruyabilmek için fiyatlara %10’a varan zam yapmayı, bazıları ise yüksek riskli SKU’ları tamamen kapatmayı değerlendiriyormuş. Reklam tarafında da benzer bir geri çekilme beklentisi var; kontrolü azalan yüksek fiyatlı ürünler için bütçelerin kısılması ya da platformdan tamamen çıkış senaryoları da var.
BU SAYININ DESTEKÇİSİ

Türkiye için e-ihracat, lojistik konumu ve çevre ülkelerle olan kültürel yakınlığı göz önüne alındığında önemli bir potansiyel vaat ediyor. Ülkemiz 4 saatlik uçuş mesafesinde toplam 4.2 trilyon dolarlık hacme sahip perakende sektörüne ve 500 milyonluk nüfusa son derece kolay erişebilecek konumda.
Trendyol, bu noktada e-ihracatın sunduğu fırsatları değerlendirmeyi, ülkemizin rekabetçi gücüne destek olmayı önemli bir önceliği olarak görüyor. ‘Made in Türkiye’ etiketli ürünleri, dünya pazarlarında milyonlarca yeni müşteriyle buluşturmak için çalışıyor. İki yıldır üst üste Türkiye’nin e-ihracat şampiyonu olarak yoluna devam ediyor.
Son derece yalın hale getirdiği e-ihracat süreçleriyle bugüne dek 125 bin KOBİ’yi e-ihracatla tanıştıran Trendyol, e-ihracat yoluyla ülkemizin sınır ötesi ticaretteki potansiyelini açığa çıkarmaya, Türkiye’deki üreticilerin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmaya devam edecek.
Almanya’da sosyal ticaret artık “deneme” aşamasını geçmiş görünüyor. Bitkom’un araştırmasına göre Alman tüketicilerin yaklaşık %29’u zaman zaman sosyal medya üzerinden alışveriş yapıyor. Rapora göre buradaki en güçlü pazar ise açık ara Instagram. Tüketicilerin %15’i doğrudan Instagram üzerinden ya da yönlendirmelerle alışveriş yapıyor. Onu %14 ile Facebook, %11 ile YouTube takip ediyor. TikTok ise (şaşırtıcı derecede) %8 seviyesinde kalmış. Almanya’daki perakendeciler de bu dönüşüme kayıtsız kalmamış; 2025 ortasında yapılan başka bir çalışmaya göre; ülkedeki satıcıların %59’unun en az bir sosyal medya hesabı var, %31’i aktif reklam veriyor, %27’si ise sosyal medya üzerinden sipariş alabiliyor. Yani Almanya’da sosyal ticaret artık niş bir alan değil, çeyrekten fazla satıcının doğrudan temas ettiği bir kanal haline gelmiş.
Ek Bilgi: Genç tarafta tablo daha da netleşiyor. 16-29 yaş grubunda sosyal medya üzerinden alışveriş yapanların oranı %48’e çıkıyor. Bu segmentte Instagram %34 ile lider, YouTube %23 ile ikinci, TikTok ise %20 ile üçüncü sıradaymış. Almanya’da e-ticaretin önümüzdeki yıllarda yıllık %4’ün üzerinde büyümesi beklenirken, sosyal ticaretin bu büyümenin sessiz ama kalıcı taşıyıcılarından biri olacağı söyleniyor.
Apple ve Google arasında aylardır dedikodusu dönen büyük bir iş birliği netleşmiş görünüyor. İki şirketin yaptığı ortak açıklamaya göre, Apple’ın yeni nesil YZ altyapısı, çok yıllı bir anlaşma kapsamında Google’ın Gemini modelleri ve bulut teknolojisi üzerine inşa edilecek. Bu modeller, 2026 içinde gelmesi beklenen daha kişiselleştirilmiş Siri dahil olmak üzere, Apple Intelligence çatısı altındaki yeni özelliklerin temelini oluşturacak.
Şikayetvar verilerine göre sanal pos ve dijital ödeme uygulamalarına yönelik şikayetler yalnızca son bir haftada %247 artmış. Bir ay önce 1.146 seviyesinde olan toplam şikayet sayısı ise %178 yükselerek 3.190’a ulaşmış durumda. Artışın hacmi, sorunun münferit değil, sistemik olduğuna işaret ediyor. Şikayetlerin merkezinde ise ağırlıklı olarak kullanıcı güvenliği ve nakit akışı problemleri var. Bilgi ve onay olmadan yapılan tahsilatlar, izinsiz para çekimleri, tekrarlayan işlemler ve bu işlemler sonrası sonuçsuz kalan itiraz süreçleri en sık dile getirilen başlıklar. İade ve müşteri hizmetleri tarafındaki gecikmeler de tabloyu ağırlaştırıyor. Kullanıcılar, hatalı veya izinsiz işlemlerde muhatap bulamamaktan ve net bir zaman çizelgesi alamamaktan şikayetçiymiş.
E-ticaret ve dijital raf analitiği alanında faaliyet gösteren Mindsite, 2 milyon dolarlık yeni yatırım turunu tamamladığını duyurdu. Tura TTGV bünyesindeki Teknoloji Yatırım, Sharks & Partners, Finberg, Türkiye Kalkınma Fonu çatısı altındaki Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Vestel Ventures, Gelecek Etki Fonu, TT Ventures GSYF, Leap Investment ve Ömer Hayrı Erkmen katılmış. Yatırımda dikkat çeken nokta; mevcut yatırımcıların büyük bölümünün bu turda da yeniden masada olması.
Yapay zeka destekli dijital araştırma ve analiz platformu Manus, web trafiği ve pazar verileri sağlayıcısı Similarweb ile veri entegrasyonu gerçekleştirdiğini duyurdu. Yeni işbirliği kapsamında Similarweb’in web trafiği, kanal dağılımı ve coğrafi kırılım gibi metrikleri Manus üzerinden sorgulanabilir hale gelmiş. Entegrasyonla birlikte kullanıcılar, web sitelerine ait son 12 aya kadar uzanan trafik ve etkileşim verilerine Manus içinden erişebilecek. Veriler; aylık trafik, ziyaretçi sayısı, hemen çıkma oranı, trafik kaynakları, ülke bazlı dağılım ve sıralamalar gibi başlıklardan oluşuyor. Erişim, Manus kredileri üzerinden çalışıyormuş.
Tiktok Shop, 26 Ocak itibarıyla kargo çıkış süresini iki iş gününe düşürüyor. Daha önce “kargoya verilmesi bekleniyor” aşamasında yapılan değerlendirme, artık doğrudan “yolda (in transit)” statüsüne göre ölçülecekmiş. Geçiş iki aşamalı ilerleyecek 12-25 Ocak arasında dört iş günü uygulanacak, ardından kalıcı olarak iki güne çekilecekmiş. En kritik değişiklik ise bizim aslında hiç de yabancı olmadığımız yaptırım tarafında. TikTok Shop, yeni Fulfillment politikasına göre ilk kez sipariş bazlı ceza modelini devreye almış. Siparişlerinin %10’undan fazlasını geç gönderen satıcılar artık para cezası riskiyle karşı karşıya kalacak.
Yurt dışı alışveriş limiti sadece halkın değil, siyasetin de gündemine oturmuş durumda. Ticaret Bakanlığı’nın son yaptığı duyuru metninin satır arasında kritik tarih 1 Şubat olarak öne çıkıyor. Muafiyetin yarattığı siyasi tartışma, farklı kanatlardan gelen açıklamalarla ise gün geçtikçe büyüyor. Bir yanda siyasetle çok ilgilenmediğimden mi bilmiyorum, adını ilk defa duyduğum Hürriyet Partisi, Cumhurbaşkanı Kararı’nın yurt dışından çevrim içi alışverişi fiilen imkansız hale getirdiğini (haksız mı?) savunarak Danıştay’da iptal davası açacağını duyurdu ve epey de destek almış görünüyor. Öte yandan iktidar kanadından ilk esneklik sinyali geldi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yeni gümrük uygulamalarına ilişkin yaptığı açıklamada, düzenlemenin temel amacının haksız rekabeti önlemek, tüketici sağlığı ve ürün güvenliğini korumak olduğunu savundu. Ancak “teknolojik gerekliliği olan istisnai durumlarda” yeni değerlendirmelerin yapılabileceğini belirterek, kuralların mutlak olmayabileceğinin kapısını araladı.
TikTok, ABD ve Brezilya’da sessiz sedasız PineDrama adlı yeni bir mini dizi uygulamasını yayına almış. PineDrama’da mantık şu; her içerik, bir dakikalık bölümlerden oluşan hayali dizilerden oluşuyor. Yani TikTok hissi korunuyor ama bu kez karşınıza dans, trend ya da vlog değil; uç uca eklenmiş mini bir dizi çıkıyor. Uygulama iOS ve Android’de ücretsiz olarak sunuluyor ve şimdilik reklamsız. İçerikler; gerilim, romantik dram, aile gibi türlere ayrılmış. Kullanıcılar “Discover” sekmesi üzerinden popüler veya trend dizilere göz atabiliyor, izleme geçmişlerinden kaldıkları bölüme dönebiliyor, favori listeleri oluşturabiliyor ve yorumlarla etkileşime girebiliyormuş.
Ek Bilgi: Son verilere göre mini dizi pazarı 2030’a kadar yıllık 26 milyar dolarlık hacme koşuyor. PineDrama’ın ReelShort ve DramaBox gibi mini dizi platformlarına doğrudan rakip olarak konumlandığı söyleniyor.

Google’ın sahibi Alphabet çatısı altındaki drone teslimat şirketi Wing, Walmart iş birliğini ikinci kez büyütüyor. Şirket, ABD’de 150 yeni Walmart mağazasında daha drone ile teslimat hizmetini devreye alacağını açıkladı. Dallas-Fort Worth ve Atlanta’da başlayan model, 2026 boyunca yayılacak, 2027’ye kadar da kademeli olarak genişleyecek. Bu adımla birlikte Wing’in operasyon yürüttüğü Walmart mağaza sayısı 270’in üzerine çıkacak ve yaklaşık ABD nüfusunun %10’una erişim sağlanmış olacak. Wing’in verdiği verilere göre, en aktif %25’lik müşteri grubu hizmeti haftada ortalama üç kez kullanıyor. Siparişlerde en sık çıkan ürünler ise oldukça gündelik; yumurta, kıyma, domates, avokado, limon, hazır atıştırmalıklar.
Shopify, e-ticarette bir sonraki büyük kırılmanın “agentic commerce” olacağı varsayımıyla altyapısını buna göre yeniden konumlandırıyor. Şirket, Google ile birlikte geliştirdiği Universal Commerce Protocol (UCP) adlı açık standartla, ticaretin doğrudan YZ sohbetlerinin içine taşınmasını mümkün hale getirdiğini duyurdu. Bu hamleyle birlikte Shopify altyapısını kullanan satıcılar; Google Search’teki AI Mode, Gemini uygulaması, Microsoft Copilot ve ChatGPT gibi kanallar üzerinden, ayrı bir mağaza deneyimi olmadan satış yapabilecek. Dikkat çekici nokta, Shopify’ın bu modeli yalnızca kendi mağazalarını kullanan satıcılarla sınırlamaması. Yeni Agentic plan ile Shopify Catalog, Shopify altyapısı kullanmayan markalara da açılıyor.